Terzihane

Bir Değişik Dikiş Atölyesi

Terzihane:
Terzihane, bir terzi atölyesi elbette ama hanesi, mekanı, teknesi, çatısı da olabiliyor aynı zamanda. Kime ve nereye ait olduğu önüne gelen ikinci bir isimle tamamlanırmış , bizimki sade ‘Terzihane’.
Bedenle, kumaşla, hikayeyle, malzemeyle birebir düşünen, bu doğrudan ilişkide biçerek ve dikerek çözümler üreten terzilerin hanesi Terzihane.
Terzihane’ de değişik dikiş işleri üretiliyor, dikiş eğitimleri veriliyor, dikiş teknikleri ve olası malzemelere dair araştırma ve uygulamalar yapılıyor.

Devamı…

Dikiş ve nakış tekniklerinin uygulanma alanları çok geniş ve bu tekniklerin olasılıkları çok zengin. Biz bugüne kadar terzilik zanaati ve bu olasılıklarla birlikte Kukla, Sahne-Kostüm, Yumuşak heykel, Maskot gibi birçok alanda, tasarım süreçlerinden uygulamanın kendisine farklı ekiplere ve işlere karıştık. Yapımda emeği geçenlerin arasında birlikte çalışmaya ve üretmeye devam ediyoruz.

Terzihane’ de her gün tekrarlanan, her işte farklılaşan teknik ve yöntemleri yazılı ve sözlü tarif edebilmek, bir rehber ve bilgi kaynağına dönüştürmek de kendi başına bir diğer çalışma konusu.

Bi Değişik Dikiş Okulu, bu amaçla, akademideki uygulama derslerinden, özel dikiş atölyelerine, video içeriklerinden yazılı kaynaklara kadar çeşitli mecralarda dikiş eğitimi ve zanaat kaydı üzerine çalışıyor.

Bi Değişik Dikiş Okulu, dikiş eğitim programları online bir arşivde, herkese açık. Mimar Sinan Üniversitesi Sahne Dekor bölümünde, kostüm uygulama dersinde akademik bir programda ve Terzihane’ de de özel derslerle ilerliyor.

Ayşenur Arslanoğlu:
Merhaba,
Ben, Terzihane’nin terzisi Ayşenur..
Bir terzi olma düşüncesiyle, bir Terzihane kurma fikrinin peşinde uzun bir yolculuğum var. Aslında biraz öncesinde İktisat okurken başladı. Emeği okuduk bir şans, her bir köşesinden bakmayı öğrendim. Bu zanaate çıkan yolun en önemli patikasıdır, okulum ve hocalarım. Bu ilişki bu terzihanenin her deliğinde de gizlidir.

Devamı…

Kostüm, birtakım bulutlar, bir kuklaya ceket dikmek derken zanaatimin alanını buldum ve macera başladı.
Böyle değişik şeyler dikmek mümkün mü, birilerinin de bulutları dikmesi gerekmiyor mu zaten dedim. Hem de bulutları çok güzel dikebilmeli birileri…

Terzihane fikrinin olgunlaşması ve içini doldurabilecek işlerin ihtimalleri için Taproot Theatre’daki çıraklığımı milat sayabiliriz.
Tiyatro’nun tılsımına kapılır, kalırsınız. Üretmek, çözmek, dikmek için bir hikayenin içinden geçmenin hazzını nasıl anlatabilirim, bilmiyorum. Kostüm terzisi olmayı hedeflediysem de tam olarak öyle devam etmedi. Her yerde aynı değil bu zanaatin kaderi. Fakat hayat süprizlerle de dolu, öyle ki kuklaya bulaştım. Anima prodüksiyon şirketi’nde sanat yönetmeni, sevgili Ömür Kökeş’le çalıştım. Beğenilmeyen işlerin, arsızca tekrarlatılan örneklerin ustalaştırdığı bir zamanda yaşamanın artısı kendi tekniğimi buldum. Sonra bir diğer yönetmenim, ustam Nermin Er’le ilk kukla filmimiz, Rimolar ve Zimolar’da çalıştım. Elim çalıştı da çalıştı, ufkum açıldı da açıldı. Sonrası münferit maceralar ve nihayet yeniden tiyatro. Semaver Kumpanya’yla dört sezon geçti. Bu sırada genç ve bağımsız birçok ekibe kostüm diktim. Kukla yaptım. Dikiş dikme pratiğine çağdaş yaklaşımlar da eklenince iğne ve iplikle karıştığım alanlar iyice çeşitlendi. CANAN sergisinin yumuşaklarıyla, boyutlandırma ve dikiş pratiğimin en ilginç köşesine tırmandım.

Dene yanılla başlayan, yılma tekrarla yöntemine evrilen mesleki pratiğim zanaatin inceliklerine doğru çekiyor beni, o doğru yoldayım. Farklı malzemeler, çeşitli sebepler elin belleğini zenginleştirdeğine inanıyorum ve bu güçlü hafızayla güzel terzi işi çalışmalar çıkarabilmeyi istiyorum.

Ben dikiş dikmeyi büyük miktarda kitaplardan öğrendim. Tecrübeyle şekillenen teknik ve yöntemin kendi bağlamında, kişisinin veya ekibinin aracılığıyla aktarılması ve yazıyla da tarif edilebilmesinin önemine inanıyorum. Bir kaşımın altından hala, bir sosyal bilimcinin yöntemleriyle, pek ilişkisel bakıyorum.
Üniversite’den, Terzihane’ye verdiğim bütün derslerde kullandığımız araçlara, malzemelere ve içimizdeki çözüm gücüne koyduğumuz mesafeleri kaldırabilmeyi deniyorum.
Kafayla el arasında gizli bir dil var, o dil sökmenin peşinde sıkı çalışıyorum.
Birlikte de çalışmak dileğiyle,

– Seçilmiş işler –

Tüm işleri görmek için buraya →